01 Blog
15-04-26
Whatsapp Durum Paylaşımlarının Yargıtay Nezdindeki Hukuki Niteliği

WhatsApp ve benzeri mesajlaşma programları, yalnızca yazışmalar için değil, "Durum" özelliği ile kısa süreli ve akıcı içerik paylaşımı için de yaygın olarak kullanılmaktadır. Durum paylaşımı şeklindeki, bu geçici paylaşımların hukuk dünyasındaki yeri, WhatsApp durumunda yapılan paylaşımın, mahkemede delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı, yoksa tamamen kişisel ve özel bir alan olarak mı değerlendirileceği bu yazıda tüm boyutlarıyla ele almaya çalışacağız.

Durum paylaşımları, 24 saat sonra kendiliğinden silinen, kullanıcının rehberindeki kişiler tarafından görülebilen veya gizlilik ayarlarıyla sınırlandırılabilen içeriklerdir. 

Yargıtay, WhatsApp yazışmalarını temel olarak "kişisel veri" ve "özel hayatın gizliliği" kapsamında değerlendirmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 10.1.2019 tarhli ve 2018/10718 E 2019/559 K sayılı ilamında, WhatsApp konuşmalarının gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğu vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, durum paylaşımları için de temel teşkil etmektedir. Zira durum paylaşımları da, tıpkı birebir yazışmalar gibi, kullanıcının kontrolünde belirli bir kitleye gönderilmektedir. Ancak durum paylaşımlarının kısa süreli ve anlık doğası, hukuki değerlendirmede farklılık yaratabilmektedir. 

WHATSAPP DURUM PAYLAŞIMLARININ DELİL DEĞERİ
Bir WhatsApp durum paylaşımının mahkemede delil olarak kullanılabilmesi, bazı şartlara bağlıdır. Yargıtay içtihatlarına göre, WhatsApp yazışmalarının delil olarak kabul edilebilmesi için:
 

-Delili sunan kişi, yazışmanın bir tarafı olmalıdır. Yani paylaşımı yapan kişi veya bu paylaşımın doğrudan muhatabı konumunda bulunmalıdır.
 

-Yazışma kaydı, bizzat taraflardan biri tarafından kaydedilmiş olmalıdır.
-Delilin gerçekliği ve bütünlüğü, teknik olarak doğrulanabilir ve denetlenebilir olmalıdır.

WhatsApp yazışmaları, ilke olarak delil olarak kabul edilebilmekle birlikte, bu kabul hukuka uygunluk, aidiyet, bütünlük, teknik doğrulanabilirlik ve denetlenebilirlik koşullarına bağlıdır. Başka bir deyişle, her WhatsApp görüntüsü otomatik olarak kesin delil sayılmaz; bilirkişi incelemesi yaptırılarak, paylaşımın gerçekliği ve bütünlüğü araştırılması gerekmektedir.

Durum paylaşımları her ne kadar “tek yönlü” bir iletişim olsa da, paylaşıma erişimin kullanıcının belirlediği rehber listesiyle sınırlı olması, bu içeriğin de tamamen kamusal bir paylaşım olarak değerlendirilmesini engellemektedir.
WhatsApp durum paylaşımını delil olarak kullanmayı düşünüyorsanız, paylaşımın ekran görüntüsünü almak yeterli değildir. Ekran fotoğrafı/çıktısı (screenshot) alınması tek başına suçun işlendiğinin delili olarak kabul edilemez. Bu nedenle de ceza muhakemesinde ispat aracı olmak için zayıftırlar. Paylaşımın yapıldığı telefonun adli bilişim incelemesine tabi tutulması, delilin sağlıklı ve hukuka uygun şekilde elde edilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.   Nitekim Yargıtay'da "Ekran Görüntülerine" şüphe ile yaklaşılması gerektiğini birçok kararında dile getirmiştir. Delillerin bilgisayar veya ekran çıktısı olarak hazır edilmesi halinde delil özelliği taşıyan şeyin çıktı değil, dijital ortamdaki verinin kendisi olması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.02.2026 tarihli  2024/1194 E. 2026/2524 K sayılı "sanığın, suç konusu paylaşımın kendisi tarafından yapılmadığı yönündeki savunması, kolluk tarafından düzenlenen 01.03.2022 tarihli yazıda, paylaşımın tespit edilemediğinin belirtilmiş olması, katılan vekilinin şikayet dilekçesi ekinde sunduğu sanığın paylaşımına dair fotokopi belge dışında suçun işlendiğine delalet oluşturabilecek başkaca bir delilin dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur." şeklinde sadece ekran görüntüsünün delil sayılmayacağına değinmiştir.

WHATSAPP DURUM PAYLAŞIMLARIYLA İŞLENEBİLECEK SUÇLAR
-Paylaşım geniş bir rehber kitlesine açıksa, 
-Aleniyet yaratacak bir hitap üslubu veya içerik kullanılmışsa, 
-Paylaşım belli bir kişiyi hedef alıyorsa, durum paylaşımlarının aleni hakaret, tehdit veya kişisel verilerin alenileştirilmesi gibi suç tipleri açısından sonuç doğurması mümkündür.. İşte en sık karşılaşılan durumlar:

1. Hakaret Suçu (TCK m.125)
WhatsApp durumunda bir kişiye yönelik onur, şeref veya saygınlığını zedeleyici nitelikte paylaşım yapılması, hakaret suçunu oluşturabilir. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden işlenen hakaret suçlarında aleniyet unsuru önem kazanmaktadır. Yargıtay, WhatsApp üzerinden yapılan hakaret içerikli paylaşımları, somut olayın özelliklerine göre değerlendirmektedir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi,  2023/6368 E., 2025/20455 K. “…sanığın whatsapp uygulaması üzerinden durum mesajı olarak yaptığı paylaşımının duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılana yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği, ayrıca muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olmadığı, bu itibarla Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı” 
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/382 E., 2022/5954 K. “Sanığın durum mesajı olarak paylaştığı sözlerin mağduru hedef aldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlaşılmaması, suça konu diğer mesajların ise takibi şikayete tabi TCK’nın 106/1.maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu ve mağdurun, 15/06/2015 tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi”

2. Tehdit Suçu (TCK m.106)
WhatsApp durumu üzerinden bir kişiyi, kendisinin veya yakınlarının can güvenliğine, malvarlığına veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceği yolunda mesaj vermek, tehdit suçunu oluşturur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 27.10.2021 tarihli, 2019/5488 E., 2021/25542 K. ilamında mesaj yoluyla tehdit suçunun oluşabileceğini açıkça karara bağlamıştır. Bu karar, WhatsApp durum paylaşımlarının da tehdit suçuna vücut verebileceğini göstermektedir.

3. Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK m.132)
Bir WhatsApp durum paylaşımının, paylaşım sahibinin izni olmaksızın başkaları tarafından kaydedilmesi, çoğaltılması veya ifşa edilmesi, TCK m.132/2 uyarınca "ifşa etme suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçunu oluşturabilir. Bu suçun cezası, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Özellikle işveren-çalışan ilişkilerinde, işverenin çalışanın WhatsApp durum paylaşımlarını izinsiz olarak takip etmesi ve bunu bir fesih gerekçesi olarak kullanması, bu suç kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir çalışanın işveren tarafından tahsis edilen telefonda yaptığı WhatsApp yazışmalarının, işveren tarafından incelenmesini özel hayatın gizliliğinin ihlali sayarak, işçinin manevi tazminata hak kazandığına hükmetmiştir. WhatsApp durum paylaşımları için de benzer bir korumanın geçerli olduğu söylenebilir.

4. Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme veya Yayma (TCK m.136)
WhatsApp durumunda paylaşılan bir kişisel verinin örneğin bir kimlik fotoğrafı, adres bilgisi, plaka, sağlık raporu vb. başkaları tarafından izinsiz olarak kaydedilmesi ve yayılması, TCK m.136 kapsamında suç teşkil eder.
 

WhatsApp Icon