01 Blog
25-03-25
Kardeşin Kardeşe Destek Olması (Hukuki Şartlar ve Yargıtay'ın Bakışı)

1-Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
TBK m. 53’ün Temel Çerçevesi: Tazminat isteyen kişiye fiilen, sürekli ve düzenli bir şekilde bakan veya ona bakması kuvvetle muhtemel olan kimseye destek denir. Bakma kelimesi, bir başkasının geçimini kısmen veya tamamen sağlama anlamında kullanılmakta olup, destek kavramı hukuki değil, fiili ilişkiyi belirleyen bir kavramdır.

Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte 6098 sayılı TBK m. 53. Maddesinde öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatı 6098 sayılı TBK m. 53. maddesinde düzenlenmiş olup "Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır.

Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
2. Destek Tazminatı İçin Aranan Şartlar
Düzenli ve Eylemli Yardım Zorunluluğu: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.03.1978 tarih ve 3 sayılı kararının gerekçesinde de "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" hususu vurgulanmıştır

Destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; "BK'nın 45. (6098 sayılı TBK m. 53) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür".
 

Gerçek ve Sürekli İhtiyaç; Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı kişi, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, bakılanın ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.

Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir.

Amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi halde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önce yaşam düzeyini sürdürebilme olanağı tanımaktır.

O halde hangi nedene dayanırsa dayansın, desteğini yitiren kişi ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağına sahip ise destekten yoksunum zararından söz edilemez. Bakım ihtiyacını azaltan her ne olursa olsun onun indirilmesi gerekir. Bu indirim tazminattan değil zarar miktarı üzerinden yapılır. Yani ölüm nedeniyle elde edilen yarar uğranılan zarardan indirilip gerçek zarar belirlenmelidir.

 

3-Kardeşler Arasında Destek Şartları: TMK m. 364 Ne Diyor?
"Hali Refah" Koşulu: Kardeşler yönünden destek olduklarının kabulü için 4721 sayılı TMK 364. maddesine göre kardeşin kardeşe destek olması için gereken şartların bulunması aranmaktadır. TMK’nun 364. maddesine göre kardeşin “hali refahta bulunması” durumudur. Yani kardeşlerin birbirine destek olduğunu kabul edebilmek için desteğin refah içinde olması ve destek talep edenin ise zaruret içinde bulunması gerekir. Yoksul kardeşe bakmak bu halde diğer kardeş için yükümlülük olarak ortaya çıkabilir. 

Her ne kadar, Yasa’daki nafaka yükümlülüğü ile destekten yoksun kalma farklı hukuksal durumlar ise de, sonuçta desteklik edecek olanın varlıklı olması ve deste tazminatı isteyenin bu destekliğe gereksinimi bulunması gerekmektedir. Ölenin sağlığında ara sıra yaptığı yardımlar, düzenli ve sürekli değilse destekten yoksun kalındığı ileri sürülemez. Ölen destek, varlıklı olmalı, geliri kardeşine pay ayırabilecek miktarda olmalıdır. Eğer ölen destek evli ve çocuk sahibi ise, geliri öncelikle eşine ve çocuklarına yetmeli ve bakıma muhtaç kardeşi için de kazancından pay ayırabilmelidir.
 

Destek tazminatı isteyen kardeş ileri derecede sakat ve özel bakıma muhtaç bulunmalı:
İstisnai Durumlar: Anne baba hayatta ve varlıklı iseler, kardeşin kardeşe destekliği söz konusu olamayacak; anne ve baba çok yaşlı ve bakıma muhtaç iseler, baba çok yaşlı, emekli aylığı olmayan yoksul biri ise ve evin geçimini ölen destek sağlıyorsa, bu durumda birlikte yaşayan dul kardeşin de ana ve baba ile birlikte destek payı olacaktır.

 

4- Konuya ilişkin Yargıtay kararlarında;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27/09/2011 tarihli 2010/8291 E, 2011/9658 K sayılı olan ve “ana baba hayatta ise, ölen kişinin kardeşlerine bakma yükümlülüğü olduğunun ileri sürülemeyeceği” konulu ilamı ”Kardeşin kardeşe destek olması hukukumuzda kural olarak kabul edilmemiştir. ... çocuk ya da sakat çocuğun bakımı sağ olan anne ve babaya düşen bir görevdir. Bunun istisnası ise TMK’nun 364. maddesine göre kardeşin “hali refahta bulunması” durumudur. Yoksul kardeşe bakmak bu halde diğer kardeş için yükümlülük olarak ortaya çıkabilir. Ancak bu bir farazi durum olup dava tarihi itibari ile destek zararının varlığının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece, kardeşin destek tazminatı talebinin tümden reddi gerekirken kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.” Şeklindedir.

 

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.01.2023 tarihli 2021/9886 E.,  023/527 K. sayılı olan ve “murisin davacı kardeşlerine düzenli ve eylemli maddi anlamda katkısının bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğine” dair ilamı “ murisin davacı kardeşlerine düzenli ve eylemli maddi anlamda bir katkısı bulunduğu, muris yardım etmediği takdirde kardeşlerinin yoksulluğa düşeceği, davacıların murisin desteğine ihtiyaç halinde olduklarının ispatlanamadığından, davacıların destek tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı” şeklindedir. 
 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 21/01/2016 tarihli 2016/359 E, 2016/759 K sayılı benzer nitelikteki başka bir kararında ise; “Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kardeşlerin birbirine destek olduğunu kabul edebilmek için desteğin refah içinde olması ve destek talep edenin ise zaruret içinde bulunması gerekir. Somut olayda, desteğin ücret ve kazançlarına ilişkin belge olmadığından asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Desteğin hayattayken refah içinde olmadığı anlaşıldığından, davacı kardeş G.'ın destekten yoksun kalma tazminatı şartları bulunmadığından bu yöne ilişkin talebin reddi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”

 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.12.2017  tarihli 2015/4748 E, 2017/11913 K sayılı olan ve “Destek tazminatı isteyen kardeş ileri derecede sakat ve özel bakıma muhtaç bulunması gerektiğine dair” ilamı “somut olaya bakıldığında, ...’in desteğinden yoksun kaldığı iddiasıyla kardeşi ... davacı olarak destek tazminatı talep etmiş olup, davacı ...’in özel bakımı gerektirecek derecede sakat veya iyileşmeyen bir hastalığının bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmamış, sadece sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağına göre destek tazminatına hükmedilmiştir. Bu durumda davacı ... ile ilgili olarak desteğe ihtiyacı olup olmadığının araştırılması, bu konuda taraf delilleri toplanarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, doğru olmamış, davalı ... A.Ş vekili, davalı ... A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.”
 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11.04.2013 tarihli 2012/5230 E, 2013/5314 K sayılı benzer nitelikteki başka bir kararında ise “somut olaya bakıldığında, ...'nın desteğinden yoksun kaldığı iddiasıyla kardeşi ... davacı olarak destek tazminatı talep etmiş olup, davacı ...'in özel bakımı gerektirecek derecede sakat veya iyileşmeyen bir hastalığın bulunmadığı, buna karşılık desteklik edecek kardeş ...'nın, gerek parasal yönden ve gerekse yaşam koşulları içerisinde bakım gücünün ve olanaklarının bulunduğu ve refah içerisinde olduğunun ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.” Şeklindeki gerekçeyle bozma kararı vermiştir.
 

WhatsApp Icon