Basit Hırsızlık Suçu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 10. Bölümünde düzenlenen Malvarlığına Karşı Suçlar’dan ilki olan Hırsızlık Suçunun Basit hali, 141. Maddede “ Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” Şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre hırsızlık, zilyedin rızası olmadan başkasına ait bir malı, kendisine veya bir başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almaktır.
Mal ise mülk edinilebilen tüm maddi şeylerdir. Bu tanım üzerinde ayni ve şahsi haklar kurulabilen tüm haklar dahildir ekonomik değeri olan her türlü şey mal kavramına girer.
Hırsızlık suçunun Unsurları;
1-Suç konusu malın taşınır olması
2-Suç konusu malın başkasına ait olması
3-Suç konusu malın bulunduğu yerden alınması
4-Suç konusu malın faydalanmak amacıyla alınması
5-Suç konusu malın zilyed ya da sahibinin rızası dışında alınması
Bu unsurları kısaca açıklamak gerekirse;
1-Taşınabilir mal, bir yerden alınıp diğer yere götürülebilen eşya ile taşınmaz mülkiyetine dahil olmayan ve alım satıma konu olabilen mal demektir. Buradaki taşınabilir mal medeni hukuktaki anlamında değil, alma eylemine konu olabilecek her çeşit maldır. Taşınmazlardan ayrılabilen ve ekonomik değeri olan parçalarda hırsızla konu olabilir. Örneğin bahçeden alınan toprak gibi.
2-Suç konusu malın başkasına ait olması, malın veya eşyanın sahibinin bulunması gerekir. Sahipsiz ise hırsızlık suçunun konusu olmaz. Sahiplik kavramına malik olmak ve zillet olmakta girer. Bu suçun oluşabilmesi için malı elinde bulan bulunduran kişinin mutlaka malik olması gerekmez. Eski Kanundan farklı olarak malı elinde bulunduran kişinin zilyet olması yeterlidir. Zilyetlik durumunun da mutlaka haklı olması gerekmemektedir. Malı haksız olarak elinde bulunduran ve haksız zilyet olan hırsızın başkasından çaldığı malın çalınması da hırsızlık suçunu oluşturur. Ancak esrar, eroin, kokain, dişin kenevir gibi uyuşturucu maddeler Türk Medeni Kanunu anlamında mülkiyete konu olamayacağından, bu maddelerde hırsızlık suçunun konusu oluşturmayacağından bu maddelerin çalınması da hırsızlık suçunu oluşturmayacaktır.
Hırsızlık suçuna konu malın, fiziki bir varlığı olmayan telefon hattına girmek, şifreli yayın yapan televizyon kanallarına saplama yapmak, internet kablosuna bağlantı yapmak durumlarında yapılan faydalanmanın konusunun mal olmaması nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturmayacak, Türk Ceza Kanunun 163ç maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu oluşturacaktır.
Ekonomik değer taşıyan her türlü enerji de (elektrik enerjisi sanayide ve başka alanlarda kullanılabilen çeşitli gazlar, yapay olarak üretilen ya da doğal elde doğadan elde edilen gazlar) ve su da hırsızlık suçunun konusu iken TCK da 2/7/2012 tarih ve 6352s.y 83 md ile yapılan değişiklik ile Karşılıksız yararlanma suçu kapsamında değerlendirilmeye başlanmıştır.
Banka ve kredi kartlarının çalınması da en son Yargıtay kararlarına göre hırsızlık suçunu oluşturmaktadır. Ayrıca TCK’nun 245. maddesinde banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu düzenlenmiş ve ele geçirilen bu kartlarla kart sahibi zararına olarak işlem yapılması halinde ayrıca banka ve kredi kartlarını kötüye kullanma suçunun da oluşacağını belirlenmiştir. Yani hem hırsızlık hem de TCK 245 maddesinde düzenlen suç oluşmaktadır. Örneğin bugün çaldı, ertesi gün bankadan para çekti.
3- Malik ya da zilyedine ait suç konusu malın bulunduğu yerden alınmasıdır. Suçun tamamlanması için çalınan maldan faydalanmanın şart olmadığı gibi bizzat sanığın kendi eliyle alması da zorunlu değildir. Herhangi bir şekilde hırsızlık suçuna konu malın zilyedin egemenlik alanından çıkarılması yeterlidir.
4- Suç konusu malın faydalanmak amacıyla alınması, kendisine ya da başkasına bir yarar sağlama maksadına yönelik olmalıdır. Faydalanma kastı yoksa hırsızlık olmaz. Örneğin başkasının bahçesindeki ağaçları almak amacıyla değil, komşuya zarar verme amacı ile keserse TCK’nın 151. maddedeki mal zarar verme suçu oluşacaktır.
5-Suç konusu malın zilyet ya da sahibinin rızası dışında alınması, Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için çalınan malın, malı elinde bulundurandan rızasının hilafına alınmalıdır. Şayet malın elinden alınmasında zilyedin rızası varsa ve bu rıza da hukuka uygun ise hırsızlık suçu oluşmayacaktır
Hırsızlık suçunun faili her gerçek kişi olabilir. Suçun mağduru ise hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler olabilir.
Basit hırsızlık suçuna örnek olarak; açıktan yapılan hırsızlıklar, şikayetçinin teşhir veya satış amacıyla iş yeri önüne koyduğu giysiler, eklentilerinde olmamak şartıyla inşaattan hırsızlık, sokakta kendine kilitli olan bisiklet, motorsiklet, kapısı açık ve anahtarı üzerinde olan otonun çalınması, parkta uyuyan kişiden hırsızlık ve sair.